• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Dergi Yazıları 

Ahmet Cemal Gürsoy

Sakin ve Duru Bir Dünyayı Beklerken

Berna Kamacı Gürsoy

Hayat, Hareket, Ritimde Kendini Bulmak

Avni Onur Sevinç

Sorumluluk Üzerine Notlar

Hande Ersoy

Geleceği Yaratmak...
Psişik Süpürge

Berna Elkbeş

Haz Duygusunu Yenemezsek?

Ahmet Cemal Gürsoy

Zaman Ağardığında

Avni Onur Sevinç

Hayatı Yaşamak Üzerine

Esra Ersoy

Olanları Olmaya Bırakma Sanatı

Merve ay

Bırakmaya Güvenmek

Bilgiyi Kullanmak

Öğrenmek için okuruz, araştırırız, okullara, eğitimlere katılırız. Bilgili olduğunu düşündüğümüz insanları över yukarılara çıkarırız. Bilgiyi önemseriz ve almak için arkasından koşarız da o bilgiyi aldıktan sonra ne yaparız? Pazara gidersin sebzeyi alır gelirsin yemek yaparsın, burada çok netsin. Bilgiyi aldığında ne yapar, nasıl kullanırsın, biraz bunu düşünelim istedim birlikte.

Bilgi ne kadar kıymetli , ne kadar kullanıyoruz,  not defterlerimizin içinde, kitaplarımızın içinde bir gün hayata geçirmek için kışın kullanmak için yaptığımız konserveler gibi raflara mı diziyoruz. Kız tavlamak için güzel sözler şiirler ezberleyen delikanlılar gibi bilgiyi kapı açmak için emaneten kiralıyoruz. Bilgiyi bazı eşyalarımız gibi özel günlerde kullanmak için mi biriktiriyoruz? Misafir için odalarımız, porselen takımlarımız, gümüş kaşık çatal takımlarımız vardı bir zamanlar. Bir açıdan güzel bir şey misafire değer veriyorsun ancak bizde bu dünya da misafir değil miyiz biraz kendimize de misafir gibi baksak bugün bir daha yaşanmayacak şu an çok kıymetli hakkını vererek yaşamalıyım diye düşünsek. Ya da misafire aslında değer vermiyor da bizi olduğumuzdan daha iyi tanısınlar diye bir kandırmaca mı ? Süper egonun kurbanı mıyız? Seni zengin bilsinler, seni güzel görsünler, seni  kibar bilsinler başkası için olmaya çalışmak yerine kendin için olmaya çalışsan gerçekten olsan olmaz mı? Bilgiye yaptığın muamele misafire yaptığın gibi mi?

Bilgi bir köşeye bir gün kullanılmak üzere konulduğunda değil, hemen kullanılmaya başladığında onu hayata geçirdiğinde yediğinde, içtiğinde, yaptığında, pişirdiğinde, olgunlaştırdığında , paylaştığında saklamayıp kullandığında hem seni dönüştürür hem çevrendekileri. Bilgi güzellikleri yeşertir ışık gibi, oldurur, çoğaltır, yaşamı değerli kılar, kıymetlendirir. İşte o zaman varlığımızın ihtiyaç duyduğu insanları, olayları , çekeriz ve kendimiz olabildiğimiz bir hayat yaşarız. Başkalarının hayatlarını değil.

Çoğu zaman bilgiyi kullandığımızı zannediyoruz ama hiçbir şey katmadan, olduğu gibi. Bir buğday tanesine bakın bir tane buğday ondan yarma, bulgur, un, sonra da bunlardan bin çeşit yemek yapan yaratıcılığa bakın. Buğdayın bin şekle sokan aklımız bilgiyi kalıp olarak kullanır bazen. Çocuğunun çok zeki olduğu bilgisine ulaşmış anne baba çocuğunun apoletleri olan birkaç meslekle sınırlı hayatın içine hapsetmesi gibi. Oradaki bilgi çocuğunun zekasının iyi olduğu o zekanın işlenmesi çeşitli renk ve lezzetlerle bezenip hayata sunulması ile mümkün. Kalıplar değil, yaratıcılık , kendin olma fırsatları gibi araçlarla zeka bezenip mutluluk yaratan bir araca dönüştürülmeli iken mutsuzluğa yollar çevriliyor neden kalıplardan. Mevcut öğrenme biçimi kısıtlamamalı sizi. Bilgiyi aldığın gibi değiştirmeden bir süre kullanabilirsin ama sen o bilgiyi sindirip kendi yeni deneyimlerinle yoğurup zenginleştiremezsen o bilgi yetenek midenin hazmedemediği  yiyecek gibi şişkinlik yapar ya da daha ötesi bulantı yapar ve senin bedenini terk etmek ister.

Nasıl hepimizin yüzünde aynı organlar olsa da  birbirimizden çok farklıysak bilgi de bizim özelliklerimizle bezenip dönüşmeli, zenginleşmeli . Sen de o zenginliği paylaşmalısın. Bilgi senin prizmandan geçerken çeşitli renklere güzelliklere dönüşmeli, başkalarına ilham olmalı. Varoluşun bir kuralı bu.

Bilgiyi kullandığında ortaya çıkan ürün seni yontmalı, inceltmeli. Seni kabalaştırmamalı, yatayda genişletmemeli, ağırlaştırıp atalete sürüklememeli. Mevcut bilgi ile yapman gerekenleri yapıp o bilgiye realiteye yapışmadan yeni bilgilere yeni realitelere yürümelisin. Nehir aynı nehir ama sen aynı suya girmiyorsun. Sürekli yeni bilginin peşinde olmanın amacı kendini keşfetmendir. Benliklerin eski araçları bildiği için kısır döngüler oluşabilir. Yeni bilgiler benlikleri aşmana yadım eder, bağımlılıktan kurtarır. Kıymetli olan kendi hakikatini bulma çabasıdır. Yeni bilgi , yeni göz, yeni, kulak , yeni tat alma yöntemleri seni geliştirir.

Bilgi seni hakikate taşımalı. Alçakgönüllülüğe, empati duymaya… Aksi halde bilginin hamalı olursun, o da seni kısır döngüler içinde mutsuz bir hayata götürür.

 

Günay Gültakın