Dergi Yazıları 

Ahmet Cemal Gürsoy

Sakin ve Duru Bir Dünyayı Beklerken

Berna Kamacı Gürsoy

Hayat, Hareket, Ritimde Kendini Bulmak

Avni Onur Sevinç

Sorumluluk Üzerine Notlar

Hande Ersoy

Geleceği Yaratmak...
Psişik Süpürge

Berna Elkbeş

Haz Duygusunu Yenemezsek?

Ahmet Cemal Gürsoy

Zaman Ağardığında

Avni Onur Sevinç

Hayatı Yaşamak Üzerine

Esra Ersoy

Olanları Olmaya Bırakma Sanatı

Merve ay

Bırakmaya Güvenmek

Eda Eraydın

Karanlığın Çarkından Özgürleşmek

Hande Ersoy

Kıymetli olanın ne olduğunu anlamak... | Psişik Süpürge

Ceylan Öztürk

İllüzyon ve Anda Kalmak

Bir Şamanik Yolculuk Hikayesi

Boğaz ağrısı çekiyorum. Orada bir düğüm var sanki ve bir türlü çözemiyorum. Neyi sindiremiyor, hangi besini inkar ediyorum. Bunun şifasının ve sürecin hem benim bireysel planım hem de bağlı olduğum yüksek planım için akmasını istiyorum. Bu amaçla, üst dünyaya  yolculuk yapacağım. Buna niyet ediyorum…

Büyük bir siyah kartal gökyüzüne çıkarıyor beni. Lacivert gece mavisi ve yıldızlarla dolu bir alandan bembeyaz süt gibi bir mağaraya giriyorum. Yol boyunca tıslayarak hareket eden yılanlar var. Yeşil renkli ve boy boy…Onları takip ederek yürüyorum. Bir yumurta içinde sarı uzun saçlı bir kadın oturuyor. Yanına yaklaştım ve üç kez rehberim olup olmadığını sordum. Evet cevabı aldıktan sonra sorunumu söyledim. Önce bana “yuva şefkatinden ayrı kalmışsın” dedi. Sütten oluşan bir lahdin içine yattım, içi bal doluydu. “Korkma nefes alırsın” dedi bir ses, uzun süre onun içinde kaldım. Tıpkı bir cenin gibi, güven ve şefkat duygusunu deneyimledim. Sonra dönmeye başladı. Süt ve bal içinde kendi etrafında dönüyordu. Sonra durdu. Lahdin dışına çıktığımda üzerime beyaz bir keten giysi giymiştim. Elimde sıcak süt vardı. Temizlenmiş ve arınmış bir bebek gibi içiyordum sütü. Yuva duygusu ve şefkat her yerdeydi. Rehberime, “her şey çok güzel ama bazen kendimle ilgili korkulara kapılıyorum” dedim. Bir şey söylemedi, yılanları izlemeye koyulduk. Ayağımın dibinde yüzlerce yılan vardı. Sürekli hareket ediyorlardı. Her birinin çıkardığı ses tılsımlı bir melodi gibi yükseliyordu. Bir yılanın tek başına bir tılsımı yoktu; yüzlercesinin bir araya gelmesi gerekiyordu. Tek başına bir şey yapamayacağını bana ne kadar büyük bir şefkatle anlatıyorlar…

 

Sonra yere uzandım. Bir yılan bedenimin her yerini baştan aşağı katetti. Normalde korkutucu, tehlikeli ve tiksindirici diyebilirdim, bu nedenle de biraz gergindim. Ama devam edip, ona güvenip, kendimi teslim edince, başka bir haz, dostluk ve iletişim yaşadığımı fark ettim. Özel bir bağ kurduk. Sonra beni irrite eden tüm sahneler gözümde canlandı. Başka insanların acısını fark etmeden dalga geçtiğim, yargıladığım sahneler geçti gözümün önünden. Üzüldüm. Ama yılanla yaşadığım deneyim, nesnelerle, olaylarla, kişilerle, gönülden gönüle gerçek bir bağ kurmak için bu kalıplar ve kaygılarla kendimi sınırlamamam gerektiğini söyledi. Genel geçere uygun, normal olma gayretiyle ya gönülden kurulacak gerçek bir bağ kurma şansını kaçırıyorsam? Bu bağı, o bağa dahil olmayan anlayamaz. Sana öğretilmiş olanı kale alma, hakiki bağ kurma şansını yok etme. Kalbini dinle, kalbinle dinle korkunu bir kenara bırak. Bu bağa giden yolu önce güven açar, sonra haz gelir ve sonra o hazzın ifadesi. Bu iletişim gerçekten iki kişilik ve tıpkı sevişmek gibi. Bu şekilde bağ kurduğun her şeyle aşk yaşıyorsun. Onun bilgisi ve kalbi sana gelir, seninki de ona gider. Şifalanırsın ve o da şifalanır. Her şeyle hakiki bağ kur, o bağın içinde idrak maddeleri gizli…

Özden Yağmuroğlu

  • Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.