• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Dergi Yazıları 

Ahmet Cemal Gürsoy

Sakin ve Duru Bir Dünyayı Beklerken

Berna Kamacı Gürsoy

Hayat, Hareket, Ritimde Kendini Bulmak

Avni Onur Sevinç

Sorumluluk Üzerine Notlar

Hande Ersoy

Geleceği Yaratmak...
Psişik Süpürge

Berna Elkbeş

Haz Duygusunu Yenemezsek?

Ahmet Cemal Gürsoy

Zaman Ağardığında

Avni Onur Sevinç

Hayatı Yaşamak Üzerine

Esra Ersoy

Olanları Olmaya Bırakma Sanatı

Merve ay

Bırakmaya Güvenmek

Eda Eraydın

Karanlığın Çarkından Özgürleşmek

Hande Ersoy

Kıymetli olanın ne olduğunu anlamak... | Psişik Süpürge

CESUR RUHLAR

Ölümle, Yaşama Dair Bir Kitap(Kitap Özeti)

Ölüme, yaşama, doğum öncesine, doğum sonrasına dair okumak isteyenler için paylaşmak istediğim bir kitap "Cesur Ruhlar", Robert Schwartz.

 

Ölüm bilinmeyendir, anlaşılamayan, kabul edilemeyen.. Nereye koyarsanız dolduramazsınız ölümle birlikte size gelen hali... Her kapı yeni sorularla açılır önünüze...

Bilmediğiniz bir duygu ve zihin hali ile tanışırsınız, tanımaya anlamaya çalışırsınız. Parmak izi gibidir, herkesin kendine özgü, kendi iç dünyasındadır bu hal. Tanımlar da farklıdır. Hissedilenler de.

Sorular girdap gibi sarar etrafınızı. İnsan en doğal hali ile bir reçete arar, bir reçete ki soruların cevapları önünde olsun, şifreler çözülsün, her şey aydınlansın. Ama işler böyle yürümez, beklenti böyle karşılık bulamaz. Kimse reçete veremiyor maalesef. Her insan kendi reçetesini kendi yaratmak durumunda kalıyor. Zaten istenen de bu bana göre. Kimin neyi nasıl algılayacağı, yolunu nasıl çizeceği kendi içinde saklı. Üstü kapalı kalmış bir yere erişmek gibi. Zamanla öğrenmeye, anlamlandırmaya başlıyor insan.. Bazen ağır ağır, bazen hızla…

 

"Cesur Ruhlar" demiş yazar, ruhun da cesuru mu oluyor? Oluyorsa nasıl oluyor? diye düşünebilirsiniz. Oluyormuş. Ruh, cesur da oluyormuş, planlar da yapıyormuş.. Her birimizin kendisi, ailesi, çevresi, toplum vs. için entegre olacak bir plan.. İhtiyacımız olanı alabilmek için yaptığımız seçimler ve bu seçimler içinde karşılaştığımız izlenimler ve onları hatırlama anları.. Her aşamayı incelikle tarif eden ve anlatan bir kitap. Tesadüfün olmadığını, rastgele bir düzenin olamayacağını anlatan, sorgulamaya, sorular sormaya, zihni olağan akışından çıkarmaya dair bir kitap. Yaşanmış hayat hikayelerinden alıntılar olması daha da değerli kılıyor. Emek sarf edilmiş ve ihtiyacı olanlara ulaşabilmek için yayımlanmış.

Yalın ve akıcı bir dile sahip olması okunmasını kolay hale getiriyor. Kendi dinamiğinde anlatmak istediği açık, verdiği mesaj hissedilebilir cinsten. Ölüme dair eski kalıpları, öğretilmiş düşünceleri bir kenara bırakıp, acaba ne anlatıyor sorusunu sorabilenlerin okuyup, zihin süzgecinden geçirebileceği bir kitap diyebilirim.. Her okuyanın kendi içinde cevap bulacağı bir anlatım.. Doğru, yanlış, iyi, kötü tanımlamasının olmadığı, olumlu olumsuz her yoruma açık, bir bakış açısı kazandırmaya dair…

Ben kitabı ilk elime alıp da okumaya başladığımda öfke duymuştum, hayır böyle olamaz, imkansız, saçma demiştim. Kitabı okumaya devam edemedim bir süre.  Kaldırdım baş ucumdan. Gözüm de görmesin istedim. Çünkü kalıplar pranga gibi ayağıma dolanmıştı. Öğretilenin dışına çıkmak, başka bir algı ile bakmak zor geliyordu. İstediğim cevapları bulamadıkça umutsuzluk hali hakim oluyordu. Ama cevap arayışım devam etti. Cevabı bulamadıkça sorular artarak katlanıyordu. Labirentin içinde çıkışı arama hali. Sormaya, sorgulamaya devam ettikçe ve galiba doğru soruları sormayı öğrendikçe cevap parçaları önüme çıkmaya başladı. Zamanla realite değişimi başladı. Böyle bir noktadayken kitabı tekrar elime almıştım. Bu defa, okurken ilk denemeye nazaran farklıydı. Kendi düşüncelerimi yazılanlara uydurmaktansa, yazılanların ne demek istediğine odaklanmıştım. Yazılanın dilini anlamaya çalışmak, bir nevi farkındalık ve şuur ile okumak... Okuduğumuzu sorgusuz kabul etmek değil, ama yeni, farklı olanı da kapıdan içeri misafir edebilmek, bu hale açık olmak. Sonra onun etkisini gözlemlemek... Aradığımız cevap bir yerlerdeyse ve sormaya devam ediyorsanız her şeye rağmen, gelip sizi bulur.

 

Ölümle tanıştığında insan, bir şeyler okuyup öğrenmek istiyor, nasıl nereden başlarım düşüncesi, kafa karışıklığı... Bu kitap başlangıç olabilir diye düşünüyorum. Ben de fikir sahibi olmak isterim diyenler için, içinizdeki kütüphaneye katkı sağlayabilecek bir çalışma. Reçete değil elbette, ama bakış açısını genişletmeye yardım edecek, kalbinize dokunabilecek bir kitap. İyi okumalar.

 

Merve  Ay