• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Dergi Yazıları 

Ahmet Cemal Gürsoy

Sakin ve Duru Bir Dünyayı Beklerken

Berna Kamacı Gürsoy

Hayat, Hareket, Ritimde Kendini Bulmak

Avni Onur Sevinç

Sorumluluk Üzerine Notlar

Hande Ersoy

Geleceği Yaratmak...
Psişik Süpürge

Berna Elkbeş

Haz Duygusunu Yenemezsek?

Ahmet Cemal Gürsoy

Zaman Ağardığında

Avni Onur Sevinç

Hayatı Yaşamak Üzerine

Esra Ersoy

Olanları Olmaya Bırakma Sanatı

Merve ay

Bırakmaya Güvenmek

Eda Eraydın

Karanlığın Çarkından Özgürleşmek

Hande Ersoy

Kıymetli olanın ne olduğunu anlamak... | Psişik Süpürge

Ceylan Öztürk

İllüzyon ve Anda Kalmak

Hande Ersoy

Eski Defter

Ahmet Cemal Gürsoy

Hatırlamak Üzerine

Raylı Sistemlerin Entegrasyonu ve Ulaşıma Dair Spritüel Yaklaşımlar

"Hayatı deneyimlerken ulaştığımız, en gizlideki kutsal düşüncemiz ne olabilir acaba?” Enneagramın Spiritüel Boyutu - Sandra Maitri”  tam da bu soruya cevap veriyor.  Geleneğin inisiyesi olan Sandra, kendi içinde dokuzluların fikirlerini keşfetmek için uzun yıllar çalışmalar yapmış. 

Kitap,bildiğimiz anlamda psikolojik değerlendirmelerin içinden derinlemesine girip “çocuk” dediğimiz aşina enerjiyi bizlere tanıtıyor. Hem de günlük hayatın içindeki olaylarla yapıyor bunu. Hiç tanımadığı insanlık ailesine böyle bir çalışma verebilmek için Sandra’nın komşusunu ne kadar sevdiğini merak ediyorum doğrusu. Türkiye’den gruplar onun açtığı fikirleri çalışıyor, hayatlarına/kırıklıklarına ışığı çekmek için gayret ediyorlar. Barış zamanları içten içe geliyor. Bunu hissetmek, bu potansiyeli görmek harika bir duygu. Kabala’da buna “meşiah” deniliyor olabilir ki bu bizlerin kurduğu bağlarda, raylı sistemlerde gizli.

Kendi içimizde geliştirdiğimiz, olaylara/şeylere yaklaşırken kullandığımız fikirleri keşfetmek bizim entegrasyonumuzun bir parçası.Daha önce normalleştirdiğiniz bir şeyin üzerinde fazla bir tesir görmek değişik hissettiriyor kişiyi. Neden etrafında öyle şeyleri gördüğünü ya da olaylara verdiğin tepkinin nedenine dair kendi gerçeğinize dair bir fikir elde edince merhamet kanalları çalışıyor. Eşek üstünde yolcuğuna gece/gündüz devam eden inisye, şu soruyu yükseltiyor:

“Neden böyle bir şeye ihtiyacım vardı?”

 

Varlık burada hangi maddeleri aldı? Tam özgürlük haline doğru gidiyoruz ve fazlılıkların burada yeri yok. Kendi gerçeğimiz neyse o olsun. Bu harika bir sadelik ve güven hali. Sadece yapmanız gereken işi yapmak, acele etmemek oktavların olayların oluş anlarını görmek, neyin nereye nasıl düştüğünü fark edebilmek... Sanki bir senfoniyi dinliyorsun gibi.

Bir şeyler bitirdiğinde, işle meşgul olduğunda değerli hisseden bir kişilik tipolojisini taşıdığınızı düşünün ve son iki aydır da işsizsiniz. Şimdi, bu aktif benlik kişiyi sıkıştırmaya başlıyor ve sonucunda gelinen psikoloji de “ben değersizim”. Bizim değerimizi oluşturan şeyler sadece bizim belli bir anlamda görmeye alıştığımız çıktılarımız olmayabilir. Bütünü göremediğimiz için bir anın etkisi içinde bu kadar derinden etkilenmeye gerek var mı diye sormak gerekiyor.

 

Raylı ulaşım sistemlerindeki tabloları incelediğimiz şöyle bir davranış modeli gözümüze çarpar: “İnsan yapamaz.” Bu bilginin bize gelebilmesi kolay olmuyor çünkü bildiğimiz anlamda ego izlenimi doğru düşürmüyor. İnsanın aktif olarak bir şeyleri yapabildiğini düşünmesi uyku halinin bir parçası olabilir. Uyanmak, kendimize doğru gerçek sınavları yaşamak için dua edebiliriz varlığımıza. Bu bizim yapabileceğimiz şeylerin dışında bir olaydır.

Avni Onur Sevinç