• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Kitap Özetleri

Yüksek Şuur Bilimleri

Gurdjieff ve Ouspensky Öğretisi Üzerine Psikolojik Yorumlar

Maurice Nicoll

Özet: Sezgi Genç

Bilginin Sesi

Don Miguel Ruiz

Özet: Sezgi Genç

Rezonans Kanunu, İstek Yönetimi

Pierre Franckh

Özet: Merve Ay

Cesur Ruhlar

Robert Schwartz

Çeviri: A.Onur Sevinç

Arcuna ile Krişnanın Sobeti

Bhagavad-Gita'dan Alıntı Hikaye

Özet: Nazan Yüksek

Ben

Red Hawk

Özet: Sezgi Genç

Duygusal Beyin, Bağırsak

Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul

Özet: Sezgi Genç

Simyacı

Paulo Coelho

Yazı: Cüneyt Gültakın

İlahi Nizam ve Kainat'a dört kapıdan bakmak

Dr. Bedri Ruhselman

Çeviri: Ekim Deniz Ayhan

Carl Jung'un "Kırmızı Kitap"ı üzerine Roger Woolger ile söyleşi

Bilginin Sesi - Don Miguel Ruiz

Akaşa Yayınları.

Kusurlu Olduğumuz Yalanı

Herkes evrendeki asıl çatışmanın iyi ile kötü arasında olduğunu düşünür, ama asıl çatışma gerçek ile gerçek olmayan arasındadır. İyi ve kötü sadece bu çatışmanın sonucudur.

Dünyadaki acının kaynağı kendimiz hakkındaki yalanlara inanmaktır. İlk yalan kusurlu olduğumuz, iyi olmadığımız yalanıdır. Oysa biz kusursuz doğduk, çünkü sadece kusursuzluk vardır asıl büyük yalan senin kusurlu olduğundur.

Hikayeler Yaratmak

 

Her insan Picasso gibidir algıladığı gibi yaratır. Onun renklerle yaptığını biz sözcüklerle yaparız. Algıladığımız her şey hakkında hikayeler uydurur ve Picasso gibi gerçeği çarpıtırız.

Herkes hikayesini kendi bakış açısı ile yaratır herkesi bir sanatçı, bir hikayeci olarak görmeliyiz. Herkes kendini ve başkalarını bu hikayeden görür, eylemlerini ona göre belirler.

Çocuklar sahicidir, olmadıkları bir şey gibi davranmazlar oyun oynamayı eğlenmeyi sevgiyi açıkça yaşarlar. Rahatlık bilgiye sahip olmamaktan gelir. Çocuğun gerçek doğası dürüstlük ve bütünlüktür. (neşe-eğlence)

Dili  anlamaya başlayan çocuk büyüklerden ne olmadığına dair bir çok söz duyar herkes çocuğun ne olduğu hakkında inandığı şeyleri söylemeye başlar öğretmenler başarı ve kazananlar üzerine derslerini anlatır. Büyüklerin gözüne girmek için olmadığı şeymiş gibi davranan çocuk içten içe yeterince iyi olmadığını düşünür ve kusursuzluğu aramaya koyulur.

Televizyon da yeterince iyi olmadığımız üzerine yayın yapar kazananlar ve kötü adamlar bize eksik olduğumuzu dolaylı biçimde hissettirir reklamlar eksiklik peşinde koşar ürün satmaya çalışır.

Ergenlik çağında kusurlara takıntılı oluruz  ve sonunda tamamen kendimizi reddederiz. Kendimizi kanıtlamak için okulda not peşinde koşarız. Çevresindeki insanları bırakıp kendisini etkilemek için çırpınan ergenin işi bitmiştir. Herkesin görüşlerini sormaya başlar: Benim hakkımda ne düşünüyorsun, bu işi iyi yaptım mı? Ergen övgü dilencisine döner, oysa bu bir hikayedir yalnızca. 

Din adına konuşanlar da bize kusurlu ve aciz olduğumuzu aşılar, oysa insan eşrefi mahlukattır derler. Burada bir çelişki vardır: Biz kusurlu isek, Yaradan işini iyi yapmamış olur.

Çocukluğumuza dönmeliyiz, bütünlük ve neşe içinde sahici olmalıyız. Gerçek içinde doğup yalanlar içinde yaşarız. Algıladığımız her şey ışık imajları tarafından oluşturulan hayali bir realitedir. Biz tanrı ile birlikte, ilahi kudretle yaratırız.

Işık yolu ile yaşam tüm bilgiyi gözlerimize yollar ve biz algıladığımız şey hakkında bir hikaye oluştururuz. Algıladığımız şeyi nitelemek, yargılamak bir hikayedir. İnsanlar ruhun sanatçısıdır, yaratılış sonsuzdur, her an her yerdedir. Farkındalıkla yaratan sanatçılar olmalıyız.

* Özetin tamamını okumak için aşağıdaki linkte tıklayabilirsiniz.