Özler Buluşmak İster


Başlangıçta ve sonda, hep aynı olan özler niçin buluşmak istesin?


Tekrar eden döngüler yaratımı değiştiriyor ve dönüştürüyor ise özlerin buluşma potansiyeli kozmik yaşamın devamını sağlıyor, okulları oluşturuyor, yüksek şuurla sonsuzluğu domine ediyordur.


Hangi tür özlerden bahsediyoruz? Ruh, madde, kozmos ya da doğanın elementsel enerjileri mi? Sizce bunların hangisi çevrimin dışında? Birçok alanda kesişen değerleri oluşturan, kabadan inceye tüm ince enerjilerin hepsinin bağlı olduğu tek yasadan, birlikten konuşuyoruz. Öz; ince tesirlerin dolaştığı yasanın kendisidir ve saklama kapasitesi vardır. Bir çeşit göçebeliği de var. Deneyimler boyunca eterin içindeki enerjilerle karşılaşmak, yansıtma yapmak, öğrenmek, öğretmek için çılgınca biçimlere bürünen bereketli formun sürücüsü. Sonsuz sayılarda uygulamanın tasarımcısı, uygulamacısı. Hangi türlü dersek, söylersek ”Işığı” tarif ediyoruz.


Öz, ışığın potansiyel biçim ve hareket formlarını kullanarak yolculukları hedefle buluşturur. Özler enerjileri yönlendirince, zaman ve mekân oluşumları başlar. Düşükten, yükseğe her seviyede ışık formu, yaratımın sürekliliğini sağlar. Bir arada olmanın kaçınılmaz ahenginde türlü çıkışlar birbirine hizmet eder. Yolculuklar, görünenden görünmeye sürekli devinim halindedir. Kıymetli ve nezaket içindedir, korunması gereklidir. İşte bu süreçleri öğrenmek için bu boyutta buna inisiyasyon deriz, kadim bilgelik sanatları deriz, başlangıç için niyet açarız.

Özler, dua ile ses ile kelam ile ilerler, kutsal olanla buluşur ve birlik için yaşarlar. Aşkın ötesi vardır, bilmenin de ötesi.

Işıkla daha yakın,