Değişen Dünya İçindeki Anlayışlarımızın Beslenmesi ve İletişim

En son güncellendiği tarih: Haz 20


Neredeyse üç aydır başka bir realite ile kompleksimiz güncellendi. Mekanlar sınırlandırıldı ve yoğunlaştırıldı. İnsan vücudunda birçok mikrop, bakteri, virüs beraber yaşıyoruz ancak “denge” halindeyiz. Denge bozulunca, fazla bakteri ya da fazla virüs olunca “hasta” oluyoruz. Bu iki tanımdan sonra denge ve hastalık kavramına daha yakından bakacağız.


Değişen dünya insanlığı hasta edip, ölümüne yol açtıysa demek ki dengemiz bozuldu. Peki, daha öncesinde dengemizin bozuk olmadığını kim söyleyebilirdi? Dünyada her yıl ortalama 55-60 milyon kişi hayatını kaybediyor. Bundan daha fazla doğuyor ki nüfusumuz artıyor. Dünyadaki diğer canlıları da düşünürsek, yıllık ne kadar bir kütle oluşturulması ve tekrar bozulması gerekiyor ve bu işi kim yapıyor?


Bu soruyu da sorduktan sonra değişen dünyanın dengesindeki anlayışlarımıza bakalım. Beş merkezli insan nasıl beslenmeli ki tekrar dengeye gelsin? Sorumuz bu. Bunu biraz açmaya çalışmak istiyorum.


Virüs, dünya insanlığını fiziksel seviyede saldırdı ve çoğumuzda fiziksel olarak karşılık verdik. Fiziksel olarak hemen yediklerimize baktım. Fiziksel A gitsin, fiziksel B gelsin. A ve B birer besin. Organik olsun, ata tohumu olsun, üzerine sprey sıkılmamış olsun. Peki, ne oldu? A gitti B geldi.

Bu zaten olması gereken bir şey. Ancak yapılması öncelikli olan ya da yapılması gereken tek şey fiziksel A’nın gitmesi midir? İnsan sadece fiziksel şeylerle mi dengede olur/tam olur, bağışıklık sistemi “denge” de çalışır? Bir şey olunca hemen C vitamini alıyoruz. Güzel, bu fiziksel seviyede. Peki zihinsel vitaminlerin nerede?


Mesela şöyle bir vitamin alıyor musun “Tutamayacağın sözler verme” ya da “Yalan söyleme” ya da “Başkası hakkında, onun en iyi olduğu bir yönünü aklında tutmaya çalış?” bunları yapmadığımız, oto-immün sistemimiz düzgün çalışmayabilir. Çünkü bu sistem işi biliyor arkadaşlar. Zihinden çok daha hızlı ve içsel bilgeliği var. Neyi yemen ve yememen gerektiğinin bilgisi nereden geliyor?

C vitaminleri almayalım demiyorum. C+B+A alalım diyorum. C fiziksel için, B duygular için A da düşünceler için. İnsan en az A+B+C’dir?


Denge ortadan kalkıyorsa hareket geliyor demektir. Eğer bir şey bizi hareket ettiriyorsa ona bakalım. O hareket bizi nasıl besliyor? Günlük hayattaki mutfağınıza bakın. Bu dönemde ne yediniz daha çok? Sebze meyve mi yoksa daha çok et ağırlık mı? Bu sizin mevcut durumunuza dair bir fikir verecektir.


Ne kadar şekerli şeyler tükettiniz, atıştırmalıklar nasıldı? Vakit nasıl geçti evin içinde? Televizyon mu izlediniz, diziler bitti mi yoksa dengeli bir halde yarım kalan oktavlar mı tamamlandı?


İnsan, izlenimlerle, çalıştıklarıyla, bağ kurduklarıyla, hisleriyle, fiziksel olarak yiyip, içtiği, soluduğu hava ile beslenir. Her birinin ayrı etkileri vardır. Eğer denge değişiyorsa hemen bunlardan birine bakmak gerekir. Kadim Tibet bilgeliğinde, bir hastalık olduğunda üstatlar ilk olarak neler yiyorsun diye sorarlar. Evet, bugün bu bilgi medya aracılığı ile her yere yayıldı ancak entelektüel olarak kaldı. Şu kadar protein yiyorum, bu kadar karbonhidrat yiyorum ya da yağlı yağsız gibi yine fiziksel olarak gözlenebilir konulara indirgendi. Bunlar da olsun ancak bunun yanında komşuluk ilişkileriniz, tahammülleriniz, kızgınlıklarınız, asabiyetler, aldığınız izlenimler (televizyon izlemek, dizi, kitap gibi. ) bunlarda senin kompleksini tamlaştırıyor.


Taşıdığımız beden, daha doğrusu enkarnasyonumuz, biz isteyelim ya da istemeyelim bağ kuruyor. Kurduğu bağlar aşağı dünyalar mı, yukarı dünyalar mı? Bunlarda bizim sağlığımız konusunda önemli oluyor çünkü kurduğun bağlardan sana gelen A+B+C tesirleri var.


İnsan her bakımdan kompleks fakülteleri, merkezleri olan bir varlık. Dünya üzerindeki yolculuğunun bu aşamasında yeni dengeler kuruyor. Kendini bu anın uyumlarını anlama açıyor. Yüksek Şuur’un da uyum merkezlerinden birisi olduğunu hatırlatmak isterim.

  • Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.