Geleceği Gerçekle Yazmak


Varlık olarak bu gezegene neden geldim? sorusu cevaplanmaya muhtaç şekilde bekliyor! Günlük hayatımız bize farklı bir gündem sunuyor olsa da... Sabah uyandığımız andan, gece yatıncaya kadar yaptığımız her şeye tekrar ve tekrar bakalım... Günümüzün içinde neler var? İşimiz, para kaygımız, itibarımız, nasıl göründüğümüz, egosal arzu ve beklentilerimiz, hazlarımız, sahip olduklarımız, sahip olmayı istediklerimiz. Bunları düşünmek ve önemsemek için ne çok zaman harcıyoruz.

Böyle kısır mevzular insanın amacı olabilir mi? 2020 yılının günlük sıkıntılarıyla baş edebilmek için herkesin uyguladığı yöntemleri uygulayan, buna karşılık öz değerlerimizi feda eden canlılar mıyız sadece? Tek amacımız ev taksitlerimizi ödemek ve yılda bir defa tatile gidebilmek için sevmediğimiz bir işte çalışmak ve günü kurtarmak mı? Bir gezegende yaşadığımızı ne çok hatırlamıyoruz değil mi? Ama gerçek olan tek şey belki de bu... Şuursal olarak bir gezegende gözlerimizi açtık. Gece başımızı yukarı kaldırdığımızda evrende bir yerimiz olduğunu görüyoruz. Ve aşağı baktığımızda insan olarak canlılar aleminde bir anlamımız var. Yaşam, bizim günlük aksiyon ve hedeflerimizin çok ötesinde bir şeye hizmet eder. İnsanın bir varlığı olduğunu ve hedefini nihayet hatırlaması ile ilgilidir... Ancak o zaman gerçek anlamını bulabilir. Bu hatırlamayı yaşamadan alacağımız tüm önlemler ve yapacağımız tüm hareketler bizi uykuda tutmaya devam edecek.


İçinizde belli belirsiz bir his varsa, bu anda yaşadığınız hayattan daha fazlası olduğunu dair... İpin takip edeceğiniz ucu orasıdır. Uyanmayı "istemekle" sis perdesi yavaşça kıpırdanır. Gerçek olmayan tüm yalancı hedeflerden bir bir "sıyrılarak" devam ederiz. Geçmişi "bırakarak" daha da yakınlaşırız. Hepsi, tüm çalışmalar "çaba" ister. Çaba harcamaya değer tek amaç budur. Aslında yaşamın tek amacı budur. Bunun dışında şu an yaşananlar, kitlesel bir uykudan başka bir şey değil.


Çoğunluğa rağmen bazı şeyleri farklı yaparsak, kendimizi hedef ile ilgili hatırlatıcı sorularla sarsarsak... bir şeyler değişir. Neyim ben? İşe giden bu kimlik mi? Birinin babası, birinin kardeşi miyim? Yoksa bunlarla birlikte ama daha ötesinde bir varlık mıyım? Bu gezegende işim ne? Hangi maddeleri topluyorum "bu anda"? Neyi yaşıyorum? Ve yeteneklerimle, getirdiğim donanımlarla nasıl bir faydam olabilir diğer insanlara, tüm varoluşa? Böyle baktığımızda sıkıntı ve engeller bize gerçek hedefimizi hatırlatan sinyaller olarak görünürler. Sen bunlar değilsin, hatırla... Kayıtlarını sımsıkı tuttuğun iyi, kötü anıların değilsin. Sen o takım elbisenin içindeki değilsin. Bunları ve tüm yaşamı "gelişim (evrim- tekamül) değerleri" denen ince maddeleri toplamak için deneyimleyen bir "şuursun".


Ve şuur, ihtiyacı olan ince maddeleri toplamak için dünyaya gelir... Hikaye böyle başlar. İlk yıllarda hatırlarız asıl hedefimizi fakat sonra etkileşimde bulunduğumuz insanların tümü uykuda olduğu için aynı yanıltıcı etkilere ve yalancı hedeflere maruz kalırız ve biz de ne olduğunu anlamadan uykuya dalarız.

Geçek ne idi...? Biz dünya yaşamından bazı değerleri toplamak ve yeterince hatırlarsak bazı değerleri de varlığımızdan dünyaya katmak niyetiyle burayı deneyimleyen şuurlarız. Ve ortak bir şuura bağlıyız ki; bu bizi birbirimize sandığımızdan çok daha yakın kılıyor. Yetenek ve becerilerimiz yani diğer insanların zorlanıp, bizim kolayca yapabildiğimiz şeyler, ortak şuura hizmet etmeyi gerçekleştirebileceğimiz yerler. Asıl hedefimizi hatırladıkça birlikte yazacağımız gelecek gerçeğine daha yakın olacak.

  • Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.