• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Gelecek dediğimiz bilinçten ne bekliyoruz?


İçinden geçtiğimiz süreçte gelecekte varlığımızın ihtiyaçlarının olası karşılığı ile buluşup, hangileri hakikattir onu arıyoruz. Büyük özlem dolu yangınlardan, çöl yoksunluklarına kadar birçok yeni izlenimi arıyoruz. Bulup da yerine koyduklarımız yetmiyor, bulanık suyu daha da bulandırıp içinde kaybolmayı istediğimiz zamanlar bizi çağırıyor… Ama içimizde, kıytı bir köşede ışığı hatırlayan, ne için yola çıktığını, birliğin ve planın tesirini alarak hangi vazife örüntülerine entegrasyon sağlayacak farkındalık için burada olduğumuzu idrak ettiğimizde içimizde yanan ışığın kokusunu bilen, gücü bilen tarafımız merhametle bekliyor…



Neyi bekliyor? Doğru anlamları kıyas etmekteki seçimlerimiz nefsaniyet  yolunda değil vazifeye baksın diye… Sadece bu mu? Hayır! varlıklarımızın bir çok hayatta harcadığı hakikatle karşılaşma an’larını artık savurmak istemiyoruz. Onun için öğretmeyi, yukarının etik yürüme koşullarını, başkalarını yetiştirirken varlığımızın genişlemesini, başkalarına sevgi bağışlamak, bilgiyi paylaşmak gibi ince maddeleri yukarıdan istiyoruz. Tabi ki liyakatimizde bu kazanımı sürdürmek için kıyas edeceğimiz bilgi, Ezoterik kaynaklardan, kirlenmemiş, temiz kalmış olmalı. Vicdan aracımızı çok dengeli kullanmalıyız. Gördüğümüz olaylarda bizden çıkan öfke ve negatif konuşma ihtiyacı bizi, birliğimizi, manyetik alanımızı bitiren başlıca  nedenlerdir. Çalışmada doğmaya çalışan, nefes alan hiç kimseyi geride bırakmadan… Hakikatimiz olan gerçek kaderin ayna gibi parlaması ile çok cehit, çok gayret ile yaşamaya, yürümeye devam edeceğiz. Plansal bağlantıları canlı tutacak, yürütüp, yolda olmamızı sağlayacak olan, bizlerin yola, çalışmaya daha da çok güvenmesi ve içimizdeki şüpheleri dönüştürerek bağlanmamızdan geçiyor.


Evet bu ara yol bizi sınıyor ama arkasındaki gücü, aklımızın perdelemesinden önce görme imkanı da açılmış durumda. Gördüklerimizin arkasında şimdiye kadar hiç karşılaşmadığımız özgürlükler, kendi içinde katlanan şuur maddelerinden oluşmuş ince ufuk hattı apaçık belirmiş durumda… Bedenimizin de bu gerçekliğe uyumlanması ile daha yüksek merkezlerin irtibatları, havada asılı kalmış dualarımızın bizim tarafımızdan yerine doğru itilerek doğru adreslerle buluşması ve bunun işaretlerini görmek, bizim için doğal haller haline gelecek…


Çünkü biz bu kaderi yazdık… Ancak; sevgi ve bağlılıkla inşa ettiğimiz bu kaderin beslenmesi, desteklenmesi, manyetik alanına dedikodu, boş düşünceler ve şüphenin girmemesi ile kader mekanizması asli tesirlerle çalışarak, bizi taşıyacaktır…

Kaderimizde Ruh’tan doğmak ve perdeleri kaldırmak var… Gelin bu süreci kayıpsız, birlik içinde yaşayalım….

Yolun sevgisi ile,