• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Hayallerimiz Bizden Vazgeçer mi?


Uyku halini hazırlayanın algının imajinasyon mekanizması olduğunu biliyoruz. Anda kalamamak, hatırlayamamak denen illüzyon halini gerçeğe dayanmayan hayallerin, yani imajinasyon yeteneğimizin hazırladığını bilelim. Peki bu hayaller için ürettiğimiz maddeler, düşünce enerjisi ile eterde yönlendirilmiş formlar, biçimler terk eder mi? Sadeleşiyorum, berraklaşıyorum deyince enerji bedenlerimizle olan bağını gevşetip koparıyor mu?


Önce yapılış sürecine bakalım… Nelerden oluşuyor bu hayal kompozisyonları? Birtakım süreçleri geçirip yaratım aşamaları ile yön kazanmış tesirler… Yatayda gelişen tesirler… Yani o madde enerjisinin meyli, yatkınlığı var. Oluştuğu şuurlu bütüne karşı sempatisi var. Takip yetenekleri var. Tamam varlık uyandı ise, şuurunu efendi olarak kontrol edebiliyorsa, o zaman durumlar değişiyor. Bulunduğumuz boyut seviyesine göre sıralanan bu kalıplar ancak bizim onları dönüştürme teknikleriyle değiştirmemizle yeni bir hale hazırlanır. Yani eski hayaller bizimle vedalaşır. Kozmosla olan alışverişimizde bu dürüstçe takas işlemi geçerlilik kazanır. Daha yüksek düşünce varlıkları olmaktır yolumuz… Güneş maddelerinin verdiği emanet hidrojenleri dönüştürmüş ve özgürlük kazanmış enerji bedenine bürünürüz.

Sanmayın bu kıyafet sondur. Yeni kontrollü hayaller bize gerçeği giydirir. Yol denilen ruhun teklik, birlik denen vazifesi dualite sınırlarına kadar devam eder. İlk sezgi ve ilhamların ortasından manyetik alanımızın genişliği kollektif bütünsel varlığın alanı ile birleşinceye kadar yolculuklardayız, sonrasında da…

Tüm bu ilham ve akışların dünyasından gelen plansal organizasyonlar bizi yeni bir yolculuk maddesi ile tanıştırana kadar devam ederiz. Sevgi ince akışların sessiz potansiyeli… Zamanın, mekanın dokumacısı, onunla ayakta durur gerçek mabetler… Yüksek aklın şuurla buluşturduğu sevgi maddeleri yolculuğun kaderini, birliğe entegre olma kapısına çıkarır. Sonsuzluğun ışık yolcusu ruhlar da bu akışın gönüllüsü olurlar…


Işıkla daha yakın,