• Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.

Her şey Birliğe Geri Döner


Tüm gaye ve amaçlarımız birliğe geri dönüşe hizmettir. Ruh, özsel başlangıcı ile varlığa iner. Varlık dönüşerek özden ruha, birliğe geri döner. Kalp cihazını, manyetizmasını kullanarak… Her şey iyiliğin hizmetini yapan kalp olmak kaderindedir..


Bakın hayatımızda günü, anı yaşarken kalp ile bağlantımız nerededir? Ekosu nerede çınlar, çağrıyı kimler kanalı ile alırız? Büyük doğa olan kozmosla hayatımız örtüşür mü? Onun akışını duyup da katıldığımızda uyanış dediğimiz şuur haline geçip, bunu ifade etmeye nasıl başlıyoruz?

Evet, hayat dediğimiz entegrasyon tam bir ifade şeklidir. İfade burada daha çok konuşmayı kapsamı içine alsa da hayatı şuur çalışmaları ile hizmet olan biri de başlangıçlara geri dönüşü ifade eden ruhu simgeler. Beden dili değil de, kalbin dili ruhun dilidir. Dikkat denen anda kalma sevgisini içerir. Varlık bedende kendini, birlik için başlıca özelliğini keşfetmek zorundadır.

Ruhun bedende duyular aracını şuur kademeleri ile görkemle ve güzellikle inşa etmesi, bizim dil olarak ifade etme anlayışımızı karşılıyor. Anlayış genişledikçe ufku sonsuzluk olan dilin içinde eylem olmak, bizim kaderimizdir.


Sözler anlayışı ifade etmede yetersiz kalsa da kalp manyetizmasını çalıştıran yollar buradan çıkıyor. Adına da vicdan diyoruz….

Gözlemlediğimiz her şey vicdan kanalından birliğe geri dönüş için kullanmayı seçtiğimiz an’lara dönüştükçe sevgi dediğimiz yüksek şuur maddelerine yaklaşıyoruz

Biz sevgiye yaklaştıkça sevgi ait olduğu ışık katmanlarını açarak bizi kucaklamaya, kendimiz olmaya, inceldikçe özel aşk yasalarını tanıtmaya başlamaktadır.

Birliğin bu yasaları da tek gerçek üzerinden saçaklanıyor. Hepimiz aynı çeşmeden, uyanış suyundan içmişiz şimdi de bu tadı hatırlama zamanı…


Türlü bahaneler ile kendimizi “tek başına varım” duygusu ile kabul etsek de birlikte “ben” yok. O’ndan başka bir şey yok… Ve sen ben diye tutunduğun halinle bile oraya bağlısın. İnkar etsen de çare yok dönüşe, bilişe, zevk veren aşkı sürdürmeye ait olacaksın…


Gerçek eylem olan zamanda uyanmaya… Işıkla daha yakın