Her Şeyin Birbiriyle Bağlantılı Olduğu Hayatı Yaşamak Üzerine


Hareket irade gerektirir.

Hareketin arkasında irade vardır. İradenin de kaynağı ruh cevheridir. Organik olarak hareketin bedende nasıl oluştuğunu açıklamak için birçok bilimsel gözlemi değerlendirebiliriz ancak “nereden geliyor “ ve “ neden “ sorusunun yanıtı köklerdedir.


Görünen üzerinden görünmeyene yolculuk ediyoruz. Yolculuk derken bir mesafe katediyoruz anlamında söylemiyorum bunu. Bu, dünya zamanı için geçerli bir tanımlama. Yolculuk için bir mesafe vardır ve onu kat etme hızınız size zamanı verir. Ancak Kuantum Dolaşıklığı bize bu konuda yardım eder. “ Dolanıklık kuantum fiziğine göre iki benzer parçacık, birbiri ile eşzamanlılığa sahiptir. Bu parçacıklar ayrı yerlerde birbirlerinden çok uzak mesafelerde olsalar dahi birinde olan bir durum diğerini de aynı şekilde etkiler.” *


Bunu şöyle yorumlayalım spiritüeller (?) olarak. Uzayın farklı köşelerindeki parçacıkların aynı şeyi aynı anda bilme hali diyebiliriz. O zaman mesafe nerde? Bilgi nasıl hem orada hem de burada aynı anda var oldu? Işık hızı vardı, limitler vardı, enerji ve kütle bizi sınırlıyordu? Belki hala sınırlıyor. Himalayalarda bazı üstatlar en kısa mesafeyi kullanıp duvarlardan geçiyorlardı. Vauh, mantık içimizde konuşmaya başladı. Böyle şey olur mu? Eğer bütün hücrelerimizde bu bilgi “normal” bir şekilde var olmuşsa olur. Herhangi bir hücrenizin şuuru bu olmaz diyorsa duvarı hissedersiniz ve ortada bir duvar olur.


İsa öğretmen bunun benzerini öğrencilerine söylemiştir. Celile denizinin üzerinde yürüyen usta Petrus’a “gel” der. Petrus birkaç adım atar ve dalgaları görünce şüpheye düşer ve batar. Şimdi, bu görünen kısmı. Bize kök lazımdı değil mi? Köke bakmaya gayret edelim, belki de suyun

üzerinde hiç yürümedi belki de yürüdü bunun hiçbir önemi yok. Bir şey görüp de inanacak ya da bir şeyler görmeye ihtiyacımız yok? Su bir kavramdır. Su bilgeliği temsil eder. Suyun üzerinde yürüdü ne demek ustanın Hohma küresinin üzerinde yürüdüğünü anlarız. Hohma zaten sularla direk alakalı bir konu. Hohma nedir? Bu, yazımızda derinleşecek arkadaşlarımızın ekmeği olsun. Derinlerden bulacağınız incileri domuzların önüne atmayın dostlar. İnciler kıymetlidir.



Konumuza dönelim. Görünenden görünmeyene yolculuk ediyoruz ve yolculuğun çeşitleri var. At arabasıyla gidebiliriz, sadece binek hayvanı üzerinde gidebiliriz, motorlu taşıt kullanabiliriz, suyolunu ya da hava yolunu kullanabiliriz. Birçok metot var ancak bir tane yol var. Günümüzde kendimizi sevmenin başlıca bir yol olduğu ve mutlu olmak için yaptığımız, gittiğimiz yolun başında sanırım yoga geliyor. Bir olmak için önce kendinden çıkmak gerektiğini biliyoruz. Sen varsan bir de karşı taraf oluyor. Dualite madde âleminde sağlam çalışır, şükürler olsun.


Konuyu örneklendirelim. Bir masa almak istiyoruz ve alışveriş merkezine gidiyoruz. Modern mi yoksa klasik mi istersiniz? Klasik ahşap bir şey olsun. Tamam, bir tanesini çok beğendik. Peki, masayı görüyoruz elimizle dokuyoruz, ağacı üzerindeki cilası ve renkleri tam bize göre. Harika, peki bunu yapan ustanın, tasarımcının fikirleri nerede? Göremiyoruz değil mi? Zaman Sir Isaac Newton’un dediği gibi lineer akmıyor. Einstein’ın dediğine daha yakın. Geçmiş ve gelecek şu anda. Peki, masaya dönelim. Masayı elimle tutup gözümle görüyorum masa şu anda, peki fikri? Usta önce nasıl masa yapacağını tasarladı, bu bir fikir değil mi?


Yol, bize görünmeyendeki fikirlerle aramızda bağ kurmamıza olanak verir. Görünenle yola çıkarız. Nasıl yola çıkarız, nasıl yollar var diyorsanız onu ayrıca konuşalım. Görünmeyeni keşfetmek için görünende kullandığınız yol ile aranızdaki keyif ve haz ilişkisinin sizi yine görünende tuttuğunu fark ettiniz değil mi?


Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu dünya hayatını yaşamaya...



  • Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.