Ruhun Kayıp Soruları


Amaca yönelik her eylemin arkasında düzeni buluruz. Amaçsız dediğimiz hareketlerimiz bile kaos tarafından karşıtını yaratarak, bularak düzeni arama bulma çabasındadır. Bu arayış şaşmaz ilahi düzenin yasaları ile onun köklerine uzanan icaplarla çalışır. Kayıp olan ruhun soruları nerededir…? Şimdiye ait, ahenge ait gerçeğin tamamlayıcısı olan sorular nerede neyi beklemektedir? Merak, heves, şaşkınlık halleri yeni alanlar, mekanlar oluşturduğunda yaratılış sonsuz şimdide tekrar tezahür eder.


Payına düşen ”soru”nun sahibi olmak, uyanmak, objektif olmak kaderi ile hareket eden ruhlar salınmaya devam ederler. Bu yol bizi uyanışa götürür… Sadece bu mudur her şeyin nedeni soru sormak mı, sorgulamak mı…? Sokrates, bunun için mi demişti “sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez” diye? Soruların merdiven şeklinde bütünsel bir iniş çıkışa hayat verdiğini düşünürsek ne kadar büyük gizlenmiş sorular ve sonsuzluğa dağıtılmış sırasını bekleyen cevaplar ile seçilecek yollar olduğunu görürüz. Yani sıradan basit hayatımızın ve diğer tüm hayatların önemine niçin saygı duymamız, sevmemiz gerektiğini anlarız.


Bu kadar basit ve sade ise doğruları idrak edemememize, çeşitlilikten anlayış üretemeyişimize, direncimizi tatlılığa barışa çevirmekte zorlanmamıza açıklık getirelim. Deneyim ve uygulama eksikliği, tecrübelerimiz, karşı karşıya olduğumuz her maddeye karşı verdiğimiz tavır ve duruşun bir başka yorum yaratması, tohum olmasını bekleyen ilahi düzen prensipleri var.

Deneyimleyip yaşadıkça açılan şuur kapıları ve farkındalıklar serisi üzerimizde düaliteyi nötr hale getiren uygulamalar bekler, çeşitli ortamlarda hiç aralıksız yaşayarak… İşte ince noktalar burada başlıyor. Tüm gayret ve çabalarımızdan kendimize ait bilme haliyle idrakli olarak zamana karşı onu aşan nötr denge halini yakalıyoruz. İçsel dünyalarımızda bu ahenge ait tanıma ve kendini bilme, sevgi hareketlerimizde bütünsellik, birlik adına yüksek dikkatte kalıp anı yükleyerek, güzelliklerle süslemek gibi ince enerjilerin, maddelerin çalışmasına şuurlu katılımcı olmak, bunları seçmek hali bize misafir olmaya başlayınca “olmaya” başlarız.

Soru ve onun kökleri ile onu hazırlayan tüm alemlerdeki sonsuz imkanları ile ışık ile bir olma, hatırlama halimize yanıtlar buluruz. Kelebekten doğadaki zorunlulukları öğrenir, gülümsemeden şuur kapılarını keşfederiz. Işığı hatırlamak onu sözcüklere, logos’a dökmek bize daha yüksek alemlerdeki varlıklardan, onların ruhunun köklerinden ilham olarak akmaya başladıkça bu formun içinde kalp denen cihaz aracılığıyla kozmosla senkronizasyon kurmanın soruları anlamak ile ilgili giriş yapmak olduğunu keşfederiz… Biri bize kendimize soru sormayı öğretiyorsa onun peşini bırakmadan takip edelim… Karşımıza çıkacak olan her şey bu halleri birlikte tasarlayıp, bu alemlere sorgu ile daldırdığımız giz ortaklarımız olabilir…


Işığın kalbinde olalım,

  • Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.