Sahip olduğumuz değerler


Değişmek, dönüşmek her varlığın hakkı. Kaçınılmaz olarak objektif tekamül değerlerinin oluştuğu piste çıkabilmek, kalbimizdeki bitmez cevhersel istek ve arzu… Olduğumuz şeye tekrar dönüşmek ama farklılaşmış şuur hali ile bununla bir olmak, birleşmek… Tüm eğitimlerin amacı bu. Adı, yöntemi, metodolojisi değişik; gizemli, heyacanlı etiketleri de olsa giyeceğimiz kıyafet, ruhun sonsuzluk alemlerini boydan boya keşfederken kullandığı formu, biçimi kendine özel ışıktan başka bir şey değil.

Işığın kaderi biz, bizim kaderimiz ışıktır…

Öncelikle yolumuza ışığı getirenler, kendi ışığa dönmüş ruhlardır ki; onların kıvılcımları bize ilham verip yola çeker, bu dayanılmaz dünya hapishanesine yukarının cenneti gibi bakmamızı sağlar; ışık ile bir olsunlar… Onları anarken, bizim dayanılmaz kardeşliğimize de bakarak nasıl cazibe ile bekleştiklerini unutmamamız gerek.


Eğer bu anlayışın çalışmasında isek, asla hata yapmamayı, yapsak da onarmayı, işlerimize, hayata özenle bakmanın önce uyguladığımız bu sıkı deneysel sahadan geçeceğini unutmayalım. Çalışmada isek, bedenimizde en iyi uyumlanmış tüm enerjilerin hakkını veren, güzel konuşan, ifade eden, değme edebiyatçılar gibi yazan, sanatçılar gibi biçime form veren ama bunun arkasında sonsuz hareketsizlik denen ışığın değişik bir halinden geldiğimizi de unutmayalım.


Niçin bu yoldayız, değerini artırmak için ne yapıyoruz? Bazen akışa bırakmak bir çeşit uyku yapar, kristalize oluruz. Bazen birtakım isteklerimiz bizi yolda tutar zannederiz, oktav değiştirmek için aktifleştirici 3. şuur halini her an damardan kendimize zerkedebilmeliyiz.


Ruhun isteği yolda olmaktır, ışıkta olmaktır, ışığı taşıyarak bazen ışıkta kaybolmaktır. Işık taşıyıcıları için yorgunluk, umutsuzluk ancak yakıt olur, ateşimizi harlar, kor yangınımızı ışığa benzetir. Birbirimizin alanından o kadar çok ince maddeler alıp veriyoruz. Dünya’da bedenlenme amacımızı unutmayalım. Beyin hücreleri varlıklarımızın beslenmesi, büyümesi yaptığımız bu çocukça hareketlerdir.


Yazmaya, ürün vermeye, araştırmaya asla ara veremeyiz. Her anımız güneşin faaliyeti gibi olmalıdır. Kendi yangınımız başka varlıkları dönüştüren maddeleri tutuşturacaktır. Onların ışığı aramalarına köprü olmalıyız ki kaotik akışlar düzeni üreteçe dönüşsün. Çalışalım ki bu dünya dönüşümün yazgısını anlasın, ince fikirlere gebe kalsın. Rutin hayatın rehavetine kapılıp kendimizle, ışıkla çalışmaya ara vermeyelim… tam tersini yapalım. Yüreklerimizi koyalım, her nefes alışımızda bu gezegeni tohumladığımızı, ruhun ışığını çektiğimizi imgeleyelim. Bu sabır bize hızla güzellik olarak, sonsuz iyilik olarak dönmektedir. Hatırlayalım…


Yolun sevgisi ile,

  • Wix Facebook page
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • Wix Twitter page
  • Google Places Social Icon

Adres: :Asmalı Mescit Mah, Asmalı Mescit Cd. No: 19 D: 3 34437 Beyoğlu/İstanbul

T: +90 (212) 245 22 26

T: +90 (212) 245 22 01

E: info@yukseksuur.com

© 2019 Yüksek Şuur Bilimleri Derneği 

Bu site içeriğinin tamamı için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 15.Maddesi uyarınca içeriğin kısmen veya tamamen kullanılması halinde eser sahibinin ve sitenin ismen belirtilmesi yasal olarak zorunludur.