Yükümlülük Çağırdığı Zaman


Önemli zamanlardan geçiyoruz. Yaşadığımız mekanlarda değil asıl iç dünyamızda eskinin değişmesi ile ilgili dönüşümler, hareketin ivmesini artırmış durumda. Üzerimize gelen ilkel tesirleri değerlendiremediğimiz sürece her şeye materyal nedenler bulan entellektüel aklın bu tesirleri açıklamakta yanılgı içinde olması çok normal. Hatırlayan gözlem aklının birlik halinde üst zamansızlığı yaşayan şuursal varlığımızdan soru sorup cevap almasını kullanmadığımız için entellektüel merkezin negatif parçasından derlenen subjektif gözlemlerle yol aramaya çalışıyoruz.


Dikkatimizi tam bu noktada toplayıp, hatırlamaların vicdani kanallarından vazife yapmamız gereken şu biricik ana ait olması gerekenleri değer farkı olarak seçmemiz gerekli. Gün ürktüğümüz, kaçtığımız, gölgemize arkamızı döndüğümüz zaman değil o hali ile yardıma gelmiş olay vibrasyonunu taşıyan resimleri  değiştirme zamanı…


Asıl unuttuğumuz yükümlülük zamanı…

Kalp evimiz, ruhumuzun bizi çağırdığı ince enerjilerin yoğunlaştığı mekanlardan, her şeye rağmen yolculuğun kalkış rampası olmaya devam edecek…

Yolun sevgisi ile,